6 Kasım 2013 Çarşamba

CÜRETKAR MISIN? DONKİŞOT MU?

Cüret edebilir misin? Nelere cüret edersin?
Çok mu cesursun? Ne yaparsın mesela?
Ne için, kimin için, neye, kime rağmen yaparsın?
Mesela; hiç tanımadığın biri için hırsızlık yapar mısın, karnı doysun diye?
Sevdiklerin utansa da kızsa da çok istediğin bir şeyi “rağmen” yapabilir misin?
Çok acı çekiyor diye birinin hayatına son verebilir misin?
Yüzme bilmesen de atlar mısın ada vapurundan?
Tek başına avaz avaz “savaşma seviş” diye eylem yapabilir misin en abuk bir yerde?
Âşık olabilir misin hesapsız kitapsız, en aykırı adama, kadına?
Ve bu kadar âşıkken  cüret edebilir misin her şeyi bırakıp, çantanı sırtına vurup Olympos’a tırmanmaya?
Ya da kendini eleştirebilir misin? Bu kadar cüretkâr olabilir misin?
Donkişot’a çok mu gülersin; yel değirmenlerinden ötürü?
Hayatında yel değirmenleri var mı?
Savaşın var mı diğerleri ile… Kimlerle savaşıyorsun hayat içinde?
Annenle babanla çocuğunla arkadaşınla patronunla aşkınla?
Kendinle?
En büyük düşmanın kim?
Sen(misin)?
Senin, yel değirmenlerin sen(mi)sin…
Sen seni anlamaya cüret edebilir misin?
Var mı cesaretin kendini çözmeye?
Sen haklı mısın hep?
Kendini haklı çıkarıyor musun kendine,
Bahaneler buluyor musun haklı çıkacak,
Seni, sana karşı savunuyor musun?
En haklı, en masum sen misin?
Sen bencilde değilsindir…
Önce kendini düşünmezsin hiç, için içinde olsa düşünmezsin…
Sen başkalarının başarılarını da kıskanmazsın,
Hatta gurur duyarsın, midene kramp bile girmez.
Niye bunlar benim başıma gelmiyor, neyim eksik dahi demezsin…
En güzel,en yakışıklı sensin, en çok sen sevilirsin… Seni herkes sever.
Cüretkâr mısın?
En son ne zaman itiraf ettin kendine? En son ne zaman acıdın kendine?
Sen ki her şeyin en iyisini “hak ettiğin” halde…
Cüretkâr mısın?
Kendine ayna tutacak kadar, kanayana kadar yargılamaya…
Sen çok “şey” sin dimi? Offf adı bile konulmayacak kadar “bir şey” sin sen!
Elbette bir adın var; Korkaksın sen! Değil misin?
Git haykır o zaman;
Sana katlanıyorum çünkü… Sana söylemiyorum çünkü… Susuyorum çünkü…
Yalan söylüyorum çünkü… Yüzüne gülüyorum çünkü…
Ben bencilim, en çok kendimi severim, dünya benim etrafımda döner,
Çok mu farkındalıklıyım?…
Hiç bir şeyden haberin yok senin.
Mış gibimi yaşıyorum hayatı? Kendime bile itiraf edemiyor muyum?
Ben bile bana inanıyor muyum?
Cüretkâr mısın? Cesur musun? Dürüst müsün?
Bunlar senin yel değirmenlerin mi yoksa?
Savaş bakalım; cüret etmek için, cesur olmak için, dürüst olmak için…
Pardon pardon, bunların hepsi zaten sende vardı değil mi sevgili Donkişot:)

NERO

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder